GRUP OFİS MARKA GÜNLERİ’NDE “ORTA DOĞU’DA MARKALAŞMA”

GRUP OFİS MARKA GÜNLERİ’NDE “ORTA DOĞU’DA MARKALAŞMA” ELE ALINDI….

Grup Ofis Marka Patent Genel Müdürü Cenk Sevinç, rüyalarını gerçekleştirmek ve ticari işlerini büyütmek isteyen firmaların markalaşmalarının şart olduğunu söyledi. Sevinç, marka ya da sınai hakların bir işletmenin her şeyi olduğunun altını çizerek, gerek ihracat gerekse yatırımla yabancı ülkelere markasını taşıyan şirketlerin dış pazarlarda varlığını sürdürebilmesi için markasını korumak zorunda olduğunu kaydetti.

Ankara’nın köklü şirketi Grup Ofis Marka Patent tarafından İstanbul’da düzenlenen Marka Günleri’nde, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Körfez ülkelerine ihracat ya da yatırım yapmayı ve bu bölgelerdeki pazar payını artırmayı hedef alan Türk firmalarının markalarını koruması için yapılması gerekenleri konunun uzmanlarıyla masaya yatırdı.

Grup Ofis Marka Patent Genel Müdürü Cenk Sevinç, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, marka ve sınai hakların bir işletmenin her şeyi olduğunu ifade etti. Sevinç, ürün ya da hizmetini uluslararası alanda satan firmaların, büyük, güçlü ve başarılı işletmeler haline geldiğini belirterek, marka olan firmaların, olası bir olumsuzlukta marka ve isim algısıyla yeniden yapılanabileceğini anlattı. “Firmanın markası ve algısı güçlü ise yeniden yapılanabilir” diyen Sevinç, bunun için, uluslararası alandaki prosedürü bilmenin öneminden bahsetti. Sevinç, “Uluslararası başarılara imza atan firmaların yatırım yapmadan önce sınai hakları tesis ettiğini görüyoruz. Baktığımızda, Türkiye’de başvuru yapmış uluslararası bir firmanın belki 10 sene sonra o hakkı kullanmak için buraya geldiğine şahit olabiliyoruz” dedi.

Sevinç, sektörde 33 yıllık ve 100’ü aşkın ülkeyi kapsayan deneyime sahip bir firma olarak “Marka Günleri” etkinliğini, Türk firmaların Orta Doğu ülkelerine giderken ne tür sıkıntılarla karşılaşabileceklerini öngörmelerini ve bu konuda aydınlanmalarını sağlamak amacıyla düzenlediklerini söyledi.

Son dönemde gelişen ilişkiler çerçevesinde Arapların Türk markalarını gördüğünü ve tanıdığını hatırlatan Sevinç, “Bu kişiler, kendi ülkelerine gittikleri zaman hem hizmet hem ürün anlamında bu markaları kullanmak isteyebileceklerdir. Bu tehlikeye dikkat çekip markaların korunmasına işaret etmek için bu etkinliği düzenledik” diye konuştu. Sevinç, gerek ihracat gerekse yatırımla yabancı ülkelere markasını taşıyan şirketlerin dış pazarlarda varlığını sürdürebilmesi için markasını korumak zorunda olduğunu vurguladı.

– “YURT DIŞINDA MARKA TESCİLİ YAPILMALI”

Grup Ofis Marka Patent Marka Vekili Gamze Coşkun Bakır da, uluslararası marka başvuru prosedürlerine ilişkin bir sunum yaptı.

Arap Baharı sonrası Türkiye’nin Ortadoğu ülkelerine yöneldiğini ve Türk firmalarının ülkelerdeki yatırımlarının arttığına dikkat çeken Bakır, bu ülkelerde ticari ve ekonomik ilerleme kaydedilirken, hakların ve kazancın koruma altına alınabilmesi için özellikle sınai mülkiyet haklarının her şekilde korunmasının büyük önem taşıdığını anlattı.

Firmaların, yabancı ülkelere satış yapmak, bu satışı sürdürmek ve taklit ürünlerle mücadele edebilmek için sadece kurulu bulunduğu ülkede değil, satış yaptığı ülkede de marka tescili yaptırması gerektiğini bildiren Bakır, “Firmalarımız, gittikleri ülkelerin patent ofislerinin yanı sıra Dünya Fikri Mülkiyet Örgütü (WIPO), Avrupa Birliği Fikri Mülkiyet Ofisi (EUIPO) ve Afrika Fikri Mülkiyet Kurumu (OAPI) yoluyla marka müracaatı yapabiliyorlar” dedi.

-KÖRFEZ ÜLKELERİNDE MARKA BAŞVURULARI-

“Orta Doğu’da Marka Başvurularında Nelere Dikkat Edilmeli?” başlıklı sunumda konuşan Bahia Al Yafi ise , “Körfez ülkeleri marka başvuru prosedürleri” ve “Kuzey Afrika ülkelerinde marka müracaatı” konularında bilgi verdi.

Mısır Gümrük Yetkilisi Wael Khalil, “Kuzey Afrika ülkelerinde marka müracaatı ve Mısır’da gümrük protokolleri” başlığını örneklerle anlattı. Mısır’daki firavun dönemlerinden kalan yazıtlarda, “Başkalarının fikirlerini

ve emeğini çalma” yazdığını kaydeden Khalil, özellikle taklit ürünleri ülkeye sokmak isteyenlerle mücadele ettiklerin kaydetti.

“Levant ülkeleri, Irak ve Kuzey Irak’ta marka müracaatı”nı anlatan Ammar Hashim Mohammed, ise Irak’ta marka koruma süresinin 10 yıl olduğunu söyledi. Hashim Mohammed, Irak‘ta marka tescil işlemlerinin hızlandığını belirterek, Türk firmalarının ve ürünlerinin Irak pazarına hakim olduğunu anlattı.

-EYÜP SABRİ TUNCER’DEN DENEYİM AKTARIMI-

Eyüp Sabri Tuncer Kozmetik Genel Müdür Yardımcısı Atilla Arıman, firmanın kuruluş öyküsünü ve önemli ürünü kolonyanın üretim aşamasını aktardı. Eyüp Sabri Tuncer’in oğlu Sebahattin Tuncer’in limon kolonyası ve çeşitli esansları üretmesiyle firmanın büyüdüğünü belirten Arıman, iyi bir marka olabilmek için güçlü altyapı ve belgelendirmenin gerektiğini söyledi. Arıman, markalaşmanın önemli ayağının, firmanın doğduğu ülkede lider olmasının gerektiğini vurgulayan Arıman, uluslararası fuarlara katılmanın önemini vurguladı.

“MARKA DEĞIL FASON ÜRETİYORUZ”

DizaynVIP Grup Başkanı Erbakan Malkoç, dünyanın tanıdığı marka olmanın ne demek olduğunu anlattı. Malkoç, şunları söyledi:

“Dünyanın herhangi bir yerinde konuyla ilgili ilk akla gelen sizseniz, siz markasınız. Beni Etiler’den, İstanbul’dan değil Japonya’dan da aradıkları zaman marka oldum demektir. Bizim ülkemizde girişimciler marka olmak değil, fason üretim yaparak para kazanmayı düşünüyorlar. Başkasına mal üreterek marka olamaz. Türkiye’nin ilk 500 firmasının ortalama katma değeri 0.9 dolar. ABD’li bir firma 2 bin dolar. Bu fark kazanmazsa bizim dünya markamız olamaz. Ya yönetirsiniz ya da yönetirsiniz. Orta Doğu’da yönetilmek bizim kaderimiz haline geldi. İz bırakan değil, iz takip eden toplum olduk”

Share